sen sen ol ehliyetini hemen al çocuğum
ehliyet sana büyüdüğünü hissettirecektir
hem ara sıra da
devlete de devletmiş gibi hissettirmeli zaten
çünkü bilirsin,
bizim devletimiz birilerini kimi konularda
ehil ilan etmekte çok mahirdir
zaten;
bunca cüreti ancak maharetinden ileri gelebilir
sen sen ol üniversiteye girince saçını uzat çocuğum
çünkü bu seni özgürleştirir
hem halkı da mutaassıb hissettirecektir
ara sıra halkı mutaassıb hissettirmeli
çünkü bilirsin,
halklar birilerini kimi konularda
sadece sürüp giden geleneklerince mahkum etmekte çok mahirdir
zaten; bunca cüretleri ancak maharetlerinden ileri gelebilir
sen sen ol uzun saçlıyken polislere dik dik bak çocuğum
otoriteye dik bakışlar atmak seni asi hissettirecektir
hem ara sıra da
otoriteye ceberrut hissettirmeyi bilmeli
çünkü bilirsin,
bizdeki otoriteler allah'tan daha da baskıcı olmakta
her zaman çok mahirdir
zaten;
bunca cüretleri ancak maharetlerinden ileri gelebilir.
sen sen ol çocuğum, hayatından la ilahe illallah'ı eksik etme
çünkü lâ itirazdır ve tapılmayı hakeden tek ilah allah'tır.
devlete de, halka da polislere de böyle söyle.
ki aslında ne söylersen söyle
onlar seni anlamayacaktır
Devamını Oku!
Şiirler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şiirler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27 Kasım 2010 Cumartesi
18 Eylül 2010 Cumartesi
İnsanlar Hüsrandadır.
kocamandı gözleri, devasa, karmaşık, ilkel, destansı
o gece güneş ışığı vardı bir benlik bir diğerine yaslandı
soluk aldı taşlar, pinti bir yahudî vardı, ben-i israil ağladı
ve sonra bir şey oldu, kara kıta ayaklandı, bütün zenciler ağladı.
bir dağ bismillah diyebildi, diğerini çiğnedi, nehirler püskürdü, ejderler kükredi
ard arda uludu pare pare gökler kudurmuş kudurmuş köpekler gibi
ard arda yer ile yeksan oldu piramitler, bir şeyler söyler gibi
dinledim, ve sustum. Susmayı ilk kez öğrenirmiş gibi,
sustum sessizce, sustum gönlümle, beynimle, dilimle
sustukça yüceldi sesler, arş-ı ala’yı vurdu nefesler, sustukça dilimlendi gökler
duydum ve dinledim; tenha kaldırımlarda sokak köpekleri ölüyordu
baktım ve kör oldum: resulullah’ın alnındaki damar görünüyordu!
dilimlendi semavat, dilimlendi arz, dilimlendi 7 okyanus
dilimlendim ben
dinledim ben,
dinledim.
ben suskun.
Resulullah mütebessim görünüyordu.
ve müşfik ve sevecen ve haşin ve nağmeli
acımasız, mutsuz, huzursuz, kusursuz
bir yağmur başladı ki tam 33 gecedir
o yağmur işte o yağmur bütün eşyayla secdedir
o yağmur işte o yağmur allah var! diyecektir.
ağzımı açtığımda konuşabildiğimi fark ettim,
ve o gözlerini çek gözlerimin önünden
simsiyahlar, kapkara, ve kehribar kokuyorlar!
bir ışık yükselse kün sedasının yönünden
gözlerini yaksa, gözlerim yansa, benliğim eşyaya bulansa
korksam, kaçsam, seksem, önüne düşsem mağrur
bir endişe bulutlanırdı lakin, önüme serilirdi sürur
ama korkudan şah damarıma kadar titrerdim emin ol
şah damarım kopardı, fırat kuzeye akardı, asr suresi çınlardı
(vel asr! innel insane lefi husr!)
korku beni sarardı ben seni sarardım sen neyi sarardın?
(yemin olsun asra! İnsanlar hüsranda!)
sen de korkar, iliklerine dek korkar, köpekler gibi korkardın
ya rabbi! bütün korkularımı önüme ser.
her biriyle kavga tutayım, cenk edeyim, cihad olsun adı
diz çöktüreceğim her bir tanesine bu dünyanın dolmadan miadı
yeter diyeceğim sonra, yeter ya rabbi! yeter
sen benden iyi bilirsin ama
zaten gerçek muttakiler asla tecavüzden değil
alacakları zevkten ürkerler
Devamını Oku!
o gece güneş ışığı vardı bir benlik bir diğerine yaslandı
soluk aldı taşlar, pinti bir yahudî vardı, ben-i israil ağladı
ve sonra bir şey oldu, kara kıta ayaklandı, bütün zenciler ağladı.
bir dağ bismillah diyebildi, diğerini çiğnedi, nehirler püskürdü, ejderler kükredi
ard arda uludu pare pare gökler kudurmuş kudurmuş köpekler gibi
ard arda yer ile yeksan oldu piramitler, bir şeyler söyler gibi
dinledim, ve sustum. Susmayı ilk kez öğrenirmiş gibi,
sustum sessizce, sustum gönlümle, beynimle, dilimle
sustukça yüceldi sesler, arş-ı ala’yı vurdu nefesler, sustukça dilimlendi gökler
duydum ve dinledim; tenha kaldırımlarda sokak köpekleri ölüyordu
baktım ve kör oldum: resulullah’ın alnındaki damar görünüyordu!
dilimlendi semavat, dilimlendi arz, dilimlendi 7 okyanus
dilimlendim ben
dinledim ben,
dinledim.
ben suskun.
Resulullah mütebessim görünüyordu.
ve müşfik ve sevecen ve haşin ve nağmeli
acımasız, mutsuz, huzursuz, kusursuz
bir yağmur başladı ki tam 33 gecedir
o yağmur işte o yağmur bütün eşyayla secdedir
o yağmur işte o yağmur allah var! diyecektir.
ağzımı açtığımda konuşabildiğimi fark ettim,
ve o gözlerini çek gözlerimin önünden
simsiyahlar, kapkara, ve kehribar kokuyorlar!
bir ışık yükselse kün sedasının yönünden
gözlerini yaksa, gözlerim yansa, benliğim eşyaya bulansa
korksam, kaçsam, seksem, önüne düşsem mağrur
bir endişe bulutlanırdı lakin, önüme serilirdi sürur
ama korkudan şah damarıma kadar titrerdim emin ol
şah damarım kopardı, fırat kuzeye akardı, asr suresi çınlardı
(vel asr! innel insane lefi husr!)
korku beni sarardı ben seni sarardım sen neyi sarardın?
(yemin olsun asra! İnsanlar hüsranda!)
sen de korkar, iliklerine dek korkar, köpekler gibi korkardın
ya rabbi! bütün korkularımı önüme ser.
her biriyle kavga tutayım, cenk edeyim, cihad olsun adı
diz çöktüreceğim her bir tanesine bu dünyanın dolmadan miadı
yeter diyeceğim sonra, yeter ya rabbi! yeter
sen benden iyi bilirsin ama
zaten gerçek muttakiler asla tecavüzden değil
alacakları zevkten ürkerler
Devamını Oku!
5 Eylül 2010 Pazar
hüzün, gücün ve menekşeler
dikkat et güzelim, ayaklarını göremeyen adamlara
çünkü şuna eminim: onlar
"ayakların baş olmasından" herkesten çok korkarlar
ve şuna emin ol ki,
şişman bir adamda en iğrendirici şey takım elbise ve kravattır
ki tarihin başından beri bütün ahlaksızlar aslında hep şişmandır.
çünkü kelâm açık, yeterdi yetiyor ve bundan böyle de herkese yetsin
"kulû veşrebû ve lâ tusrifû, innehu lâ yuhıbbul musrifîn"
Devamını Oku!
çünkü şuna eminim: onlar
"ayakların baş olmasından" herkesten çok korkarlar
ve şuna emin ol ki,
şişman bir adamda en iğrendirici şey takım elbise ve kravattır
ki tarihin başından beri bütün ahlaksızlar aslında hep şişmandır.
çünkü kelâm açık, yeterdi yetiyor ve bundan böyle de herkese yetsin
"kulû veşrebû ve lâ tusrifû, innehu lâ yuhıbbul musrifîn"
Devamını Oku!
29 Haziran 2010 Salı
allah abesle iştigal etmedi
yaşasın tedbirsizlik
yaşasın iyi kalpli ölüler!
ve bağırsakları ince neşterlerle doğranmış
ince neşterlerle liğme liğme cesetler
kendi ipini yağlayan cellatlar
urganı boynuna geçiren ulu’l emr
devir sizin
bırakın su buharlaşarak gelsin artık, yağmurla sönsün
bırakın, dünya biraz da böyle dönsün
bırakın namuslu her insan namusuyla ölsün
bırakın tufanlar kavursun aydınlığı
dişi develer yapsın bizlere kadınlığı
ve bir meni tanesi için ne denli anlamlıysa hayat
o denli anlam kazansın madem
o denli anlam kazansın uhreviyyat
secde kaldırıldı namazdan
haber salın güneşe
bırakın
bırakın artık, gârib, hüküm sürsün
arz makulden muzdarib
Devamını Oku!
yaşasın iyi kalpli ölüler!
ve bağırsakları ince neşterlerle doğranmış
ince neşterlerle liğme liğme cesetler
kendi ipini yağlayan cellatlar
urganı boynuna geçiren ulu’l emr
devir sizin
bırakın su buharlaşarak gelsin artık, yağmurla sönsün
bırakın, dünya biraz da böyle dönsün
bırakın namuslu her insan namusuyla ölsün
bırakın tufanlar kavursun aydınlığı
dişi develer yapsın bizlere kadınlığı
ve bir meni tanesi için ne denli anlamlıysa hayat
o denli anlam kazansın madem
o denli anlam kazansın uhreviyyat
secde kaldırıldı namazdan
haber salın güneşe
bırakın
bırakın artık, gârib, hüküm sürsün
arz makulden muzdarib
Devamını Oku!
18 Mayıs 2010 Salı
pervane-i hengame
ve her adımıyla umman çalkalanır
ümmü gülsüm susar haşyetten
haşyetten bir müşrikin yüreği parçalanır
tutuşur bütün tütünler
ırmaklar sarhoş olur, islambulî durulur
her adım attığında kurşunlar vızıldar
aheste bu kez, serserî hatta, derbeder
vahiy iner dağlara, dağlar parçalanır
her adımda bir transeksuel hüngür hüngür ağlar
güneş hicap eder, ay doğar gündüze
güneşsiz gündüz olmaz, ay parçalanır
her adımda beyrut'ta bir militan ölür
ah! diye bir figan kopartır ölüm
bir siyonist kendi başını kopartır tutar da boynundan
her adımda çocuklar dişlerini gösterir analarının koynundan
her adımda bir mushaf baştan başa sirkeye bulanır
yollar elektriklenir, ağaçlar birbirlerine dolanır
her adımda
kum'da bir molla ağlar,
bütün hindistan ağlar
her adımda gürül gürül bir haşyet çağlar
ve her adımda bir müslüman yıllanmış bir şarap açar
mütesettir bir kadın şuh bir kahkaha atar
her adımda arapça kelimelerinden birini kaybeder
ve her adımda bir hamas'lı namlusunu dayar
kendi göğsüne, kalbine, kafatasına, bilmemneyine!
sosyalist ingiliz bir vekil fabrika açar
ve her adımda bir arslan kükreyerek bir kediden kaçar
umman çalkalanır, gök devrilir, güneş gözyaşları saçar
her adımda kainat bir yıldız sıkar arzın alnının çatına
ya rabbi! yeter, yeter ya rabbi!
haşyetten kusuyorum.
Devamını Oku!
ümmü gülsüm susar haşyetten
haşyetten bir müşrikin yüreği parçalanır
tutuşur bütün tütünler
ırmaklar sarhoş olur, islambulî durulur
her adım attığında kurşunlar vızıldar
aheste bu kez, serserî hatta, derbeder
vahiy iner dağlara, dağlar parçalanır
her adımda bir transeksuel hüngür hüngür ağlar
güneş hicap eder, ay doğar gündüze
güneşsiz gündüz olmaz, ay parçalanır
her adımda beyrut'ta bir militan ölür
ah! diye bir figan kopartır ölüm
bir siyonist kendi başını kopartır tutar da boynundan
her adımda çocuklar dişlerini gösterir analarının koynundan
her adımda bir mushaf baştan başa sirkeye bulanır
yollar elektriklenir, ağaçlar birbirlerine dolanır
her adımda
kum'da bir molla ağlar,
bütün hindistan ağlar
her adımda gürül gürül bir haşyet çağlar
ve her adımda bir müslüman yıllanmış bir şarap açar
mütesettir bir kadın şuh bir kahkaha atar
her adımda arapça kelimelerinden birini kaybeder
ve her adımda bir hamas'lı namlusunu dayar
kendi göğsüne, kalbine, kafatasına, bilmemneyine!
sosyalist ingiliz bir vekil fabrika açar
ve her adımda bir arslan kükreyerek bir kediden kaçar
umman çalkalanır, gök devrilir, güneş gözyaşları saçar
her adımda kainat bir yıldız sıkar arzın alnının çatına
ya rabbi! yeter, yeter ya rabbi!
haşyetten kusuyorum.
Devamını Oku!
17 Mayıs 2010 Pazartesi
şuera ve afyodizyak
mütekebbir şairlere verin bu ülkenin iplerini
mistik, absurdist, muhtedi, öksüz; hiç farketmez
şairlere teslim edin meclisi
teslim edin ki
mavi çinilerden çeşme içre saraylar olsun ve
ve bütün dağlar yeşil bandanalı mücahitlerin olsun
vallahi
şairlere verin memleketi
bürokratik koridorlar tekrar oğlancılarla dolsun
islamcı bir şair kadar kibirliydi gece
kepek yerine kül yağdı saçlarımdan
son sarma sigaramı da içime çekince
aforizmik heyulalar parçalayacağım, inancım tam
hallac ruhunu allah'ın ruhunda eritti
allah ibrahim'i ismail'i ile eğitti
yûnûs sadece asasının dilini bilen bir yiğitti
lâkin, delikanlı şairler çoktan alıp başını gitti
yol açın oğlancılara!
kutsayın livatayı!
madem ki isyan bu denli çekici
verin bu memleketi, şairlerin olsun
bürokratik koridorlar romantik oğlancılarla dolsun
iblis, bu adamların ruhlarını kibriyle semirtti
zaten,
zaten delikanlı şairler çoktan alıp başını gitti.
-bir gece, anayasa çalışırken, 3:50 suları
takvimleri bozalı çok oldu.-
Devamını Oku!
mistik, absurdist, muhtedi, öksüz; hiç farketmez
şairlere teslim edin meclisi
teslim edin ki
mavi çinilerden çeşme içre saraylar olsun ve
ve bütün dağlar yeşil bandanalı mücahitlerin olsun
vallahi
şairlere verin memleketi
bürokratik koridorlar tekrar oğlancılarla dolsun
islamcı bir şair kadar kibirliydi gece
kepek yerine kül yağdı saçlarımdan
son sarma sigaramı da içime çekince
aforizmik heyulalar parçalayacağım, inancım tam
hallac ruhunu allah'ın ruhunda eritti
allah ibrahim'i ismail'i ile eğitti
yûnûs sadece asasının dilini bilen bir yiğitti
lâkin, delikanlı şairler çoktan alıp başını gitti
yol açın oğlancılara!
kutsayın livatayı!
madem ki isyan bu denli çekici
verin bu memleketi, şairlerin olsun
bürokratik koridorlar romantik oğlancılarla dolsun
iblis, bu adamların ruhlarını kibriyle semirtti
zaten,
zaten delikanlı şairler çoktan alıp başını gitti.
-bir gece, anayasa çalışırken, 3:50 suları
takvimleri bozalı çok oldu.-
Devamını Oku!
31 Mart 2010 Çarşamba
Abuzer
vefat ettim geçenlerde anıtkabirde
ah! dedim canım tenimden yağmura çekildi
bir foton gözümün kirişine saplandı
vücuduma baktım, kandan ve çamurdandı
-muteberdim, bilirsin
-sevenim, sayanım boldur
hürmet etti dostlar, sağolsunlar
gömmeye cüret etmediler beni
kefenleyip bıraktılar
kefen kâfi.
--
dedim ki, dedim ki onlara
kudret ve alev ışıl ışıldı gözlerim kör kulaklarım sağırdı
yüreğim yumruğumdan, yumruğum gözlerimden daha ağırdı
bir ürperti kıvılcımlandı şimşekler çaktı nehirler gürledi
ağzımı açtığımda uzaklarda bir ejderha kükredi
ve ben dedim ki, dedim ki ben:
bu kefen, yâ ensarî,
beyt-ül malın mıdır, senin mi?
--
zaman çatırdayarak yıkıldı
mekan onun yıkıntılarına sığındı
--
-kimse anlamadı.
Devamını Oku!
ah! dedim canım tenimden yağmura çekildi
bir foton gözümün kirişine saplandı
vücuduma baktım, kandan ve çamurdandı
-muteberdim, bilirsin
-sevenim, sayanım boldur
hürmet etti dostlar, sağolsunlar
gömmeye cüret etmediler beni
kefenleyip bıraktılar
kefen kâfi.
--
dedim ki, dedim ki onlara
kudret ve alev ışıl ışıldı gözlerim kör kulaklarım sağırdı
yüreğim yumruğumdan, yumruğum gözlerimden daha ağırdı
bir ürperti kıvılcımlandı şimşekler çaktı nehirler gürledi
ağzımı açtığımda uzaklarda bir ejderha kükredi
ve ben dedim ki, dedim ki ben:
bu kefen, yâ ensarî,
beyt-ül malın mıdır, senin mi?
--
zaman çatırdayarak yıkıldı
mekan onun yıkıntılarına sığındı
--
-kimse anlamadı.
Devamını Oku!
22 Ekim 2009 Perşembe
bileklerime vurulmuş "ama"larla
bir kazağın üçgenleri arasında
bir ömür inzivaya hüküm giydim
hiç bir ben olmayan bembeyaz dokusunda
ben "Ben" olmaya niyetliydim.
Devamını Oku!
bir kazağın üçgenleri arasında
bir ömür inzivaya hüküm giydim
hiç bir ben olmayan bembeyaz dokusunda
ben "Ben" olmaya niyetliydim.
Devamını Oku!
7 Aralık 2008 Pazar
Hiç Olmamış Olmak / Yok Olmak
Küçülerek yok olmak
Kargacık burgacık satırlar arasında
Dağları süpüren serin bir meltem
Yaprakları tarayarak eserken
Ya da küçük bir çocuğun kabuk bağlayan yarasında
Zaman seni santim santim ufalarken
Ulaşma arzusu kalmadığında
Ulaşamayacağın birşeyin olmayacağının bilincinde
Santim santim, parmak parmak
Büzüşerek karışmak hiçliğe
2008
Devamını Oku!
Kargacık burgacık satırlar arasında
Dağları süpüren serin bir meltem
Yaprakları tarayarak eserken
Ya da küçük bir çocuğun kabuk bağlayan yarasında
Zaman seni santim santim ufalarken
Ulaşma arzusu kalmadığında
Ulaşamayacağın birşeyin olmayacağının bilincinde
Santim santim, parmak parmak
Büzüşerek karışmak hiçliğe
2008
Devamını Oku!
3 Aralık 2008 Çarşamba
Medeniyet
Mesut:
insan özgürken ilkeldi
zincirlerle tanışınca
medeniyeti buldu
Emre:
insan ilkelken özgürdü
sonra kendine zincirlerden bir medeniyyet kurdu.
Mesut:
insan zincirlerden ilkeldi
şimdi medeniyet
zincirlerin esiri
Emre:
insan ilkelken zincirdi
toplum, zincirken hür.
medeniyetten beri
insan kırık bir halka
zincirler ise demirden dövülür...
Devamını Oku!
insan özgürken ilkeldi
zincirlerle tanışınca
medeniyeti buldu
Emre:
insan ilkelken özgürdü
sonra kendine zincirlerden bir medeniyyet kurdu.
Mesut:
insan zincirlerden ilkeldi
şimdi medeniyet
zincirlerin esiri
Emre:
insan ilkelken zincirdi
toplum, zincirken hür.
medeniyetten beri
insan kırık bir halka
zincirler ise demirden dövülür...
Devamını Oku!
23 Kasım 2008 Pazar
Kalabalıklar I
Ve kalabalıklar mirim!
Öfkeli, manipuleye muhtaç, hastalıklı kalabalıklar
İpotekli kalplerden müteşekkil bir cehalet korosu…
Ve biz oradaydık mirim!
Aynı anda hem mağdur hem mağrur
Hem mazlum hem adil
Güzel olan ne varsa kınımıza geçirip
Konuşurduk Cebrail'e mukabil...
Devamını Oku!
Öfkeli, manipuleye muhtaç, hastalıklı kalabalıklar
İpotekli kalplerden müteşekkil bir cehalet korosu…
Ve biz oradaydık mirim!
Aynı anda hem mağdur hem mağrur
Hem mazlum hem adil
Güzel olan ne varsa kınımıza geçirip
Konuşurduk Cebrail'e mukabil...
Devamını Oku!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)