Sebepsiz yere içi sıkılan insanlardan nefret ediyorum. Hüznün de bir asaleti olmalı. Ortada hiçbir şey yokken bir anda kederlenen insanın kederi ikinci sınıftır arkadaş! O keder hak eden insanlardan zorla alınmış aristokrat bir duygudur artık. Bin bir belayla boğuşmayı, horlanmayı, yok sayılmayı, itilip kakılmayı, inkar edilmeyi aşağılayan devşirme bir duygudur o.
Her şeyi avuçlarına alanın tamahkarlığının had safhasıdır bu duygu. Hüznü bile, kederi bile mahrum bırakılmışlara çok görüp yine kendisine yakıştıran hastalıklı bir bilinçaltının ürünüdür.
Ey dünyanın bütün zevk hüzünbazları, hiçbir sebep yokken bunalımdan bunalıma kulaçlayan sun’i üzüntülerin yüzsüz insanları! Derhal, hüznü, kederi, elemi, tasayı; dert ve çilenin hakiki sahiplerine iade edin!
Devamını Oku!